SGK’da devlet katkısı kesildi: Emekli maaş zamlarını vuracak

Haber gorseli

2008 yılındaki sosyal güvenlik reformuyla yasal güvenceye bağlanan ve her ay toplanan primlerin yüzde 25’i oranında SGK’ya aktarılan devlet katkısı uygulamasına TBMM kararıyla son verildi.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 18 yıldır uygulanan bu sistemin kaldırılmasıyla SGK’nın finansman açığının kaçınılmaz olarak büyüyeceğini söyledi.

“Bunun anlamı, SGK’nın toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 17’sine tekabül eden tutarın her ay düzenli olarak SGK’ya aktarılmayacağıdır. Bunun yerine kurumun vereceği finansman açığı, Hazine’den ‘açık finansmanı’ şeklinde reform öncesinde eskiden olduğu gibi karşılanacak.”

“287,9 Milyar TL Yatırılmadı, Bütçe Açığı Düşük Gösterildi”

Prof. Dr. Yılmaz, yasaya rağmen 2026 yılının Mart, Nisan ve Haziran aylarında devlet katkı paylarının kuruma aktarılmadığına dikkat çekerek bütçedeki hesabı tek tek açıkladı:

“Eğer SGK’ya bu tutarlar yatırılmış olsaydı SGK bütçe dengesinde 2026 yılında fazla vermeye devam edecekti. Ancak SGK fazla verirken, merkezi bütçe açığı ilk altı ay için açıklanan 943 milyar TL yerine 1,3 trilyon TL’ye yaklaşmış olacaktı.”

“Emekli Aylıkları Enflasyon Karşısında Reel Olarak Düştü”

Son yıllarda SGK bütçesindeki kağıt üzerindeki düzelmenin arkasında emekli maaşlarının eritilmesi olduğunu belirten Yılmaz, 2023-2025 dönemindeki prim artışları ve belediye alacaklarının tahsilatına rağmen asıl acı gerçeği şu sözlerle aktardı:

“Asıl iyileşmeyi belirleyen, emekli aylıklarının enflasyonun da etkisiyle reel olarak düşürülmesidir. EYT uygulamasına rağmen prim artış oranlarının harcama artışının üzerinde kalması bütçe dengesini olumlu etkilemişti.”

“Emekli Aylıklarını İyileştirme Alanı Daralacak”

Devlet katkısının kesilmesinin SGK’nın merkezi bütçeye olan mali bağımlılığını artıracağını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, önümüzdeki 10 yıl için kritik uyarıda bulundu:

“Bu durum, SGK’nın merkezi yönetim bütçesine olan mali bağımlılığını artırırken, emekli aylıkları ile diğer sosyal güvenlik harcamalarının iyileştirilmesine ayrılabilecek mali alanı da daraltacaktır.

Sosyal güvenlik sistemi uzun vadeli aktüeryal dengeler üzerine kuruludur. Özellikle önümüzdeki 10 yılda nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak sağlık harcamaları ve emekli aylığı ödemelerinde yaşanacak artışlar dikkate alındığında, sistemin sürdürülebilir yönetilmesi şarttır. Kısa vadeli bütçe hedefleri uğruna temel finansman kaynaklarının zayıflatılması orta ve uzun dönemde mali riskleri artıracaktır.”

yok

Author: Emre Aydın