Bitkisel Üretimde Rekor Düşüş!
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün yayımladığı 2025 yılına ilişkin bitkisel üretim ikinci tahminlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürer, tarımda yaşanan sorunların derinleştiğine vurgu yaparak, “Çiftçi sayısında azalma, ekilebilen arazilerde daralma ve girdi maliyetlerindeki artış gibi sorunlar devam ediyor. TÜİK’in açıkladığı bitkisel üretim ikinci tahminine göre rekor düşüş yaşanması bekleniyor” şeklinde konuştu.
Gürer’in aktardığına göre, TÜİK’in tahminlerine göre tahıl üretimi 2024 yılında yaklaşık 39 milyon ton iken 34 milyon 200 bin tona gerileyecek. Bu durum, mayıs ayında öngörülen rakamlardan 3 milyon 200 bin ton daha düşüş yaşanacağı anlamına geliyor. Buğday üretiminde de benzer bir trend gözlemleniyor. 2024 yılında 20 milyon 800 bin ton olan buğday üretiminin, 2025 yılında 19 milyon 600 bin tona kadar düşmesi tahmin ediliyor.
Gürer, buğdayda yaşanan üretim kaybının yanı sıra mercimek üretiminde de ciddi düşüşler yaşandığını belirtti. Türkiye’nin mercimek ithalatının artacağını ifade eden Gürer, mercimek üretimindeki gerilemenin yanlış politikaların bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Patates ve ayçiçeği gibi ürünlerde de üretim miktarında azalmalar yaşandığına dikkat çeken Gürer, Meyve – İçecek grubunda da 2024 yılında 28 milyon ton olan üretimin 2025 yılında 19 milyon 800 bin tona kadar gerileyeceği öngörülüyor.
“Zirai Don Arz Açığı Yaratmayacak Deniliyordu”
Gürer’e göre, yaşanan üretim kayıplarının temel nedenleri arasında, girdi maliyetlerindeki artış, yanlış tarım politikaları, düşük alım fiyatları, zirai don ve kuraklık gibi faktörler bulunmaktadır. TÜİK’in verilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alındığını ifade eden Gürer, Bakanlığın mayıs ayında zirai donun arz açığı yaratmayacağını söylediğini ancak gerçekleşen üretim kayıplarının bu söylemleri çürüttüğünü belirtti.
Gürer, Türkiye’de tarımsal sorunların varlığının ve arz açığının oluştuğunun altını çizerek, çiftçilere yeterince destek olmayan politikaların, üretim kayıplarını artırdığını ve dolayısıyla ülkede gıda arz açığı riskini artırdığını vurguladı. Bu durumun, plansız ve öngörüsüz politikaların bir sonucu olduğunu dile getiren Gürer, çiftçilere verilen yetersiz desteklerin ve artan maliyetlerin tüm sektörü olumsuz etkilediğini ifade etti.